ANLAMLARINA GÖRE sözcükler

 ANLAMLARINA GÖRE SÖZCÜKLER

 

SÖZCÜKLERİN GERÇEK VE MECAZ ANLAMLARI

Bir sözcüğün sözlükte yazan anlamına, yani herkes tarafından bilinen anlamına gerçek anlam denir. Bir kelimenin birden çok gerçek anlamı olabilir.

Bir sözcüğün gerçek anlamı dışında cümle içinde kazandığı geçici ve özel anlamına mecaz anlamı denir.

Örnek:  "Ben bayat ekmek yemem."

Bayat = Taze olmayan. (Gerçek)

"Bu bayat konulardan artık bıktım."

Bayat = Güncelliğini, önemini yitirmiş. (Mecaz)

"Ormanda tilkiler vardır."

Tilki = Bir hayvan. (Gerçek)

"Sen onun ne tilki olduğunu bilmezsin."

Tilki = Aldatıcı, kurnaz, düzenbaz. (Mecaz)

"Gözüme toz kaçtı."

Göz = Bir organ ismi. (Gerçek)

"Malda, parada gözüm yok."

Göz = İstek, arzu. (Mecaz)

TERİMLER

Bilim, sanat, meslek dalıyla ilgili kavramları anlatmak için kullanılan kelimelerdir.

Örnek:  Fiil, cümle, isim, özne...                        (Dilbilgisi terimleri)

Açı, pi sayısı, artı, eksi...           (Matematik terimleri)

Enlem, boylam, körfez, dağ...    (Coğrafya terimleri)

Atom, molekül, volt...                (Fen Bilgisi terimleri)

Bir sözcüğün gerçek anlamında mı, terim anlamında mı olduğunu anlamak için cümle içindeki kullanımına bakarız.

Örnek:  Boğazıma kılçık kaçtı.   (Gerçek)

İstanbul Boğazı çok güzeldir.     (Coğrafya terimi)

ÇOK ANLAMLI KELİMELER

Dilimizdeki sözcüklerin çoğu, gerçek anlamları dışında, onlardan büsbütün uzaklaşmamış yan anlamlar da kazanmışlardır. Sözcüklerin bu anlam değişikliklerini cümle içindeki kullanılışlarından anlarız.

Örnek:  Yoldan geçenlere baktı. (Bakışı bir şey üzerine çevirmek.)

Her yere baktım ama bulamadım. (Aramak.)

Babam tam beş kişiye bakıyor. (Geçimini sağlamak.)

Evimizin penceresi bahçeye bakıyor. (Bir yere doğru olmak.)

DEYİMLER

Kendi anlamlarından başka bir anlamda kaynaşıp kalıplaşan ve en az iki sözcükten oluşan sözcük öbeklerine deyim denir. Deyimler halk sözleridir. Kısa ve özlü sözlerdir. Mecaz anlam taşırlar.

Örnek:  Parmağı ağzında kalmak = Çok şaşırmak

Başı darda kalmak = Çok sıkıntılı duruma düşmek

Her işe burnunu sokmak = Kendisini ilgilendirmeyen işe karışmak

Sözcüklerin mecaz anlamlarıyla, deyim anlamlarını karıştırmamalıyız.

Örnek:  Kitabını ters tutmuşsun. (Gerçek anlam)

Sen de ne ters çocuksun. (Mecaz anlam - Huysuz)

Onun düşünceleri bana ters düşer. (Deyim anlamı – Ters düşmek = Karşıt olmak)

Görüldüğü gibi deyimler en az iki sözcükten oluşur ve tek sözcük gibi görev yaparlar.

Bu arada atasözü ve özdeyiş (vecize) kavramlarını da öğrenelim.

ATASÖZÜ

Atalarımızın çağlar süren türlü deneylerinden ve türlü gözlemlerinden süzülen düşünceleri, gerçekleri ve öğütleri dile getirdikleri kalıplaşmış kısa ve özlü sözlerdir. Her atasözünün kesin bir biçimi vardır. Az sözle çok şey anlatırlar. Çoğu mecaz anlamlıdır. İnsanlara yol göstermek, öğüt vermek amacıyla söylenmişlerdir.

Örnek:  Ayağını yorganına göre uzat.

(Giderlerini gelirine göre ayarla.)

Ağaç yaşken eğilir.

(İyi alışkanlıklar küçük yaşta kazanılır.)

Ağlamayan çocuğa meme vermezler.

(Sorunlarını anlat ve hakkını ara.)

Dikensiz gül olmaz.

(Her güzel şeyin bir kusuru vardır.)

ÖZDEYİŞ (VECİZE)

Birçok yönden atasözüne benzerler. Onlar da derin bir düşünceyi kısa bir biçimde anlatırlar. Fakat, atasözlerinden farklı olarak, atasözlerinde söyleyenin kim olduğu bilinmediği halde, özdeyişlerde, söyleyenler belli kişilerdir. Bunlar bilge kişiler, bilginler, sanatçılar veya devlet adamları olabilir.

Örnek:  "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." (Atatürk)

"Düşünmeden öğrenme, boşa giden bir çabadır." (Konfüçyus)

İKİLEMELER

Anlamı güçlendirmek, pekiştirmek amacıyla aynı kelimenin veya yakın ya da karşıt anlamlı kelimelerin, ses benzerliği olan kelimelerin arka arkaya kullanılmasıyla oluşan söz öbeklerine “ikileme” denir.

İkilemeler ayrı yazılır ve aralarına noktalama işareti konmaz.

Kullanıldığı yere göre ikilemeler sıfat, isim ve zarf görevinde olabilirler.

Örnek:  Dilim dilim ekmekler vardı. (Sıfat görevinde)

Akıllı uslu çocukları severim. (Sıfat görevinde)

Babam er geç gelecek. (Zarf görevinde)

Sokaklar çör çöp olmuş. (İsim görevinde)

EŞ ANLAMLI (ANLAMDAŞ) KELİMELER

Yazılışları farklı, anlamları aynı olan kelimelere anlamdaş kelimeler denir.

Örnek:  Kelime = Sözcük

Yiğit = Mert

Mesafe = Uzaklık

Darılmak = Küsmek = Gücenmek

Bıkmak = Bezmek = Usanmak

Süslemek = Bezemek

Saadet = Mutluluk

KARŞIT ANLAMLI KELİMELER

Anlamları birbirinin tam tersi olan sözcüklere zıt anlamlı sözcükler denir.

Örnek:  Tatlı X Acı

Uzun X Kısa

Genç X Yaşlı

Kuru X Yaş

Yumuşak X Sert

Kelimelerin zıt anlamlısını bulurken cümle içinde gerçek anlamda mı, mecaz anlamda mı önce onu tespit edip daha sonra karşıtını bulmalıyız.

Örnek: "Kardeşin ne kadar tatlı," cümlesinde "tatlı" sözcüğü, sevimli anlamında kullanılmıştır. Dolayısıyla, buradaki "tatlı" sözcüğünün karşıtı "acı" değil "sevimsiz" sözcüğü olmalıdır.

EŞ SESLİ (SESTEŞ) KELİMELER

Yazılışları ve okunuşları aynı fakat anlamları farklı olan sözcüklerdir.

Örnek:  Çaya balık tutmaya gitmiştik.

Çaya iki şeker attım.

Annem kır saçlıdır.

Bahar gelince kırlar şenlenir.

Çocuklar camı kırdı.

Bu sözcüklerin hangi anlamda kullanıldıklarını anlamak için cümlenin tamamına bakmamız gerekir.

YANSIMA SÖZCÜKLERİ

Yansıma sözcükleri, canlı ya da cansız varlıkların çıkardıkları seslerin taklit edilmesiyle elde edilmişlerdir.

Örnek:  Miyav, hav hav, cız, buv,

düt, pat, çat, fokur, çıtır,

vız, gür, şır, güm, hor...

Yansıma sözcükleri, yapım eki alarak isim haline dönüşebilirler.

Örnek:  Gür+ültü = Gürültü

Vız+ıltı = Vızıltı

Pat+ırtı = Patırtı

Yansıma sözcükleri, ikileme şeklinde kullanılabilirler.

Örnek: Şırıl şırıl, gürül gürül, fokur fokur, çıtır çıtır, pat çat...

İşin nasıl yapıldığını bildiren sözcükler halinde (zarf olarak) kullanılabilirler.

Örnek:  Odunlar çıtırdayarak yanıyordu.

Arı vızıldayarak geçti.

 

 

TEST NO: 5
KONU: ANLAMLARINA GÖRE SÖZCÜKLER

 


 

1.       “Kesilmek” sözcüğü, hangi tümcede gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

a) Rüzgâr kesilince evden çıktık.
b) Hava çok soğuk, ellerimiz buz kesildi.
c) Yokuşu yarılayınca dizlerimin dermanı kesildi.
d) Çakıyla oynarken parmağım kesildi.

2.       “Kafa ütülemek” deyimiyle benzer anlam taşıyan deyim aşağıdakilerden hangisidir?

      a) Kafa patlatmak                       b) Kafa şişirmek
c) Kafa tutmak                           d) Kafayı takmak

3.       “Fakir” sözcüğünün eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?

       a) Dilenci          b) Kimsesiz      c) Yoksul          d) Gariban

4.       “Besin-gıda” sözcükleri arasındaki ilişki aşağıdaki seçeneklerin hangisinde yoktur?

      a) Arı – temiz                             b) Sonsuz – sınırlı
c) Münasip – uygun                    d) Saadet – mutluluk

5.       “Hilekâr” sözcüğünün zıt anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?

       a) Düzenbaz      b) Kurnaz          c) Dürüst           d) Üçkâğıtçı

6.       “Ülke – yurt, kalp – yürek, sonbahar – güz, sene – yıl” sözcük çiftleri arasındaki ortak özellik aşağıdakilerden hangisinde belirtilmiştir?

       a) Sesteş                                 b) Karşıt anlamlı
c) Anlamdaş                             d) Eş sesli

7.       “Dar” sözcüğü hangi tümcede “bol” sözcüğünün karşıt anlamlısı olarak kullanılmıştır?

a) Dar sokaklardan geçip ana caddeye vardım.
b) Yeni aldığım kazak bana çok dar geldi.
c) Yatak odasının önünde dar bir koridor var.
d) Dar zamanımda bana çok yardımcı oldu.

8.       Aşağıdaki deyimlerden hangileri birbirleriyle benzer anlamlıdır?
  I- Parmağı ağzında kalmak
  II- Parmağına dolamak
 III- Parmak ısırmak
 IV- Parmakla gösterilmek

       a) I – II              b) II – III            c) I – III             d) III – IV

9.       Aşağıdakilerden hangisi eş sesli bir kelime değildir?

       a) zor                b) saç               c) kır                 d) ara

10.   Seçeneklerde yer alan kelime kümelerinin hangisinde diğerlerindeki ortak özellik bulunmaz?

a) Anmak – hatırlamak – yâd etmek
b) Bozmak – kurcalamak – karıştırmak
c) Kızmak – sakinleşmek – dert etmek
d) Ulaşmak – erişmek – yetişmek

11.   “Ağaç – fabrika – ? - matbaa – kitap” sözcükleri bir kurala göre dizilmiştir. Soru işareti olan yere hangi sözcük getirilirse kural bozulmaz?

       a) üretim           b) kâğıt             c) atölye           d) çalışma

12.   “Arkadaşım seyahati çok sever.” tümcesinde gösterilen sözcüğün anlamdaşı nedir?

       a) yürüyüşü       b) gezintiyi        c) dolaşmayı     d) geziyi

13.   “Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar.” atasözünde geçen aslan sözcüğünün anlamı nedir?

a) Yırtıcı, yabani hayvan             b) Kişinin erişmek istediği hedef
c) Yiğit insan                            d) İnsanın aslan yürekli olması

14.   “Ek” sözcüğü hangi cümlede terim anlamıyla kullanılmıştır?

a) Bazı insanlar ek kazanç uğruna çok çalışıyor.
b) Sözcük türeten eklere “yapım ekleri” denir.
c) Buraya ek bir bölüm koydum.
d) Gazete bu hafta sınav eki verdi.

15.   “Toplantıya ara verdiğin zaman beni ara.” cümlesinde altı çizili kelimeler arasındaki anlam ilişkisi nedir?

       a) Eş anlamlılık                         b) Eş seslilik
c) Karşıt anlamlılık                     d) Terim anlamlılık

 

16.   “Bilgi, sakalla ölçülmez.” özdeyişinin  anlamına en yakın atasözü hangisidir?

a) Anlayanla taş taşınır da, anlamayanla bal bile yenmez.
b) Akıl akıldan üstündür.
c) Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp.
d) Akıl yaşta değil, baştadır.

17.   Aşağıdaki atasözlerinden hangisi, diğer üçünden farklı bir anlam taşımaktadır?

a) Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
b) Y

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !