Atatürk ve Sinema ve Tiyatro

Atatürk ve Sinema ve Tiyatro

'Sinema öyle bir keşiftir ki, bir gün gelecek barutun, elektriğin ve kıtaların keşfinden çok, dünya medeniyetinin veçhesini değiştireceği görülecektir. Sinema, dünyanın en uzak köşelerinde oturan insanların birbirlerini sevmelerini, tanımalarını temin edecektir. Sinema, insanlar arasındaki görüş, düşünüş farklarını silecek, insanlık idealinin tahakkukuna en büyük yardımı yapacaktır. Sinemaya layık olduğu ehemmiyeti vermeliyiz.'

Atatürk Kendi Hayatının Senaryosunu Yazmıştı

Atatürk, Galip Arcan’ın yazdığı “Sırat Köprüsü” adlı piyese davetlidir. Atatürk piyesin başında mutludur biraz sonra sinirlenmeye başlar ve bir müddet sonra oyun bitince; “Bana Galip Arcan’ı çağırın!” der. Galip Arcan gelince; “Bu piyesi siz mi yazdınız? “der. “Evet paşam ben yazdım”. Ve Atatürk; “Hayır, bu Flor Doranj adlı boldvilin’in aynen çevirisi, neden bunu belirtmediniz? Hakkınızda soruşturma açtırıyorum” diyecektir. Buna benzer pek çok anıyı da okuyunca, ne dedim biliyor musunuz? “A be Atam, boldvilin’e varıncaya kadar, bunları ne zaman okursun? Ne zaman kafanda tutarsın?” “Sanat ve Atatürk” adlı araştırmamı yapıyorum baktım resimde Türk tarihinde ilk resim sergisini o açıyor, heykelde dinin etkisini kaldırıyor ama karşıma yedinci sanat dalı geldi. Sinema... Yönetmen Cezmi Ar, başrolde Mustafa Kemal, film çekiyorlar. Ve Cezmi Ar Mustafa Kemal’e, tabii Cumhurbaşkanı ya, şöyle dur böyle dur diyemiyor ama diğer oyunculara şiddetle bağırıyor. Atatürk; “Gel Cezmi gel, burada başkomutan sensin. Ben bu işi bilmem. Önemli olan işin iyi çıkması. Bana da aynı şiddet ve hiddetle bağıracaksın” diyor. Cezmi Ar hayatının son günlerinde; “Ben bir daha asla öyle bir oyuncuyla çalışmadım” diyecektir. Yıl 1937, Münir Hayri Egeli ile Çankaya’da odalarına çekilirler. Atatürk bir film senaryosu yazmıştır, adını da koymuştur adı; “Ben bir İnkilap Çocuğuyum” dur. Kendi yazdığı film senaryosunu, Münir Hayri Egeli çekecektir, Atatürk de oynayacaktır. Ama yıl 1937’dir, ömrü vefa etmemiştir. Derim ki haydi filmciler bulun bu senaryoyu, filme çekin, çok faydalı olacağına ben kesin gözüyle bakıyorum

Atatürk Kendi Hayatının Senaryosunu Yazmış...

Atatürk’ün bir film senaryosu yazdığını biliyor muydunuz ? Ata’nın ölmeden bir yıl önce yazdığı senaryo filme çekiliyor!

Atatürk filmi yapılsın ama kim oynasın” diye 20 yıldır tartışıyoruz.. Bir çok tarihi filmde bir şekilde Ata’ya değinildi. TRT, Kurtuluş ve Cumhuriyet filmlerini çekti. Ama tam anlamıyla Atatürk’ü anlatan bir film yapılmadı.. Haluk Bilginer mi, Leanorda Di Caprio mu, Rutkay Aziz mi yoksa Uğur Dündar mı oynasın diye tartışmaya devam ettiğimiz Atatürk filmi sonunda gerçek oluyor..

Oyuncu halen belli olmasada film bu kez ciddi! Çünkü yazarı Atatürk’ün kendisi..

Atatürk 1937’de ilk sinemacılarımızdan Münir Hayri Egeli ile birlikte bir senaryo yazmış ve bunun çekilmesi emrini vermişti. Ancak ölümünden sonra bunu hiç kimse vasiyet haline getirmedi.

Herşey Atatürk’ün Milli Kütüphane’de saklanan ve el yazısıyla yazdığı bir vasiyet notunda gizli: “Münir Hayri, filmi çevirme işiyle bizzat meşgul olacaktır. Hemen Almanya’ya gidecek, senaryomuzu işleyecektir. Hasan Rıza gereken masrafları benden karşılayacaktır / İmza: K (Kemal)”

71 YILDIR BEKLEYEN DOSYA

Atatürk’ün yazdığı senaryoyu gündeme getiren kişi ise araştırmacı yazar İlknur G. Kalıpçı olmuş: “26 yıldır Atatürk’ün bilinmeyen yönlerini araştırıyorum. Tiyatroda, arkeoloji alanında, sporda birçok ilginç bilgi buldum. Sinemaya gelince durdum; ‘burada da yoktur artık’ dedim. Ama inanılmaz bir sinema çalışması yaptığını keşfettim.. Böyle bir senaryonun varlığını Münir Hayri Egeli’nin 1994 yılında elime geçen 1954 basımı ‘Atatürk’ten Bilinmeyen Hatıralar’ adlı kitabında öğrendim..”

İLK İPUÇLARI 1954’TEN

Atatürk’ün bir senaryo yazdığının ilk ipuçlarına 1954 tarihli bir kitaptan ulaşıldı. Münir Hayri Egeli’nin o yıl yayınlanan “Atatürk’ten Bilinmeyen Hatıralar” kitabında şu satırlar yer alıyordu:

“...Atatürk, kendi hayatına ait bir film yaptırmaya karar vermiş ve bana esaslarını dikte ettikten sonra iki defa tashih etmişti. ‘Ben Bir İnkılap Çocuğuyum’ adını taşıyan bu senaryonun ilk müsveddesini okuduktan sonra ‘Başka neler koymalıyız?’ diye sordu.

Biraz çekinerek, ‘Bir filmde kadın ve aşk unsuru da aranır. Ama bilmem nasıl emrederdiniz?’ dedim. Atatürk derhal anladı. ‘Benim de başımdan aşk hikayeleri geçti’ dedi ve dört hikaye nakletti...”


”BEN BİR İNKİLAP ÇOCUĞUYUM”

Atatürk 1937 yılında ülkenin ilk sinemacılarından Münir Hayri Egeli ile “kendisini anlatan” 137 sayfalık bir film senaryosu yazmış.. “Ben, Bir İnkılap Çocuğuyum” adlı senaryoda, Mustafa Kemal, 4 ayrı gönül ilişkisi de yer vermiş. Ancak Atatürk’ün hastalığının büyümesi ve daha sonra vefatı ile film projesi de rafa kalkmış.

Orjinali “Milli Kütüphane”de bulunan senaryo Türkiye Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu’nun öncülüğünde başlatılan bir proje ile hayata geçiyor. İlknur G. Kalıpçı’nın dışında Ata’nın manevi kızı Ülkü Adatepe ile Prof. Ercan Çitlioğlu da projeye destek verenler arasında..


YÖNETMEN: BİRAY DALKIRAN

“Atatürk” filmi projesini, “Sarı Zeybek” kısa belgeselini çeken ekip hazırlayacak. Projenin yapımcılığı ve yönetmenliğini Biray Dalkıran üstlenecek. Film için 10 kişilik bir “bilim kurulu” oluşturuluyor.

Biray Dalkıran projeye ilişkin şöyle konuşmuş: “Filmde; Ata’nın sanata bakışı, duyguları, savaş sahnelerindeki hisleri yer alacak. Önümüzde uzun ve zor bir süreç var. Ata’nın 137 sayfalım senaryosuna bağlı kalmak zorundayız. Bir vasiyeti gerçekleştirmek için elimizden geleni yapacağız. Atatürk’ün kötü bir senaryo yazmasına imkan yok çünkü; mucize bir adamdan bahsediyoruz. O dönemi çekeceğimiz için senaryoyu günümüzün diline çevirme çabası da olmayacak.”

Filmin 8-10 milyon dolara mal olması bekleniyor. Film projesine taş koyanlar olur mu, film ne zaman çekilir bilemiyoruz. Ama çekilmesi halinde çok izleneceği kesin..

Bu hberlerin basında çıkmasının ardından, oyuncu seçimi yapılmış ve bu eşsiz rol; besteci Sn.Yalçın MIHÇI'ya verilmiştir....

alıntı ataturkresimleri.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !